Mahmure

Aşk & İlişkiler

İlişkiler

Ah tutkulu aşk, ah!

Ah tutkulu aşk, ah!

Aşk kutsal bir duygu olabilir ama ya tutkulu aşk! Aşık olana da, olunana da felaket getirecek bu aşka karşı dikkatli olun!

Güncellenme tarihi: 09.05.2014
Aşkta tutku olması ilişkiye zarar getirir mi? Siz de görüşlerinizi bildirin!

İnsanlar birbirlerine aşık olmayı ne zaman öğrendiler? Kim bilir. Belki de insanoğlu yaratıldığı günden beri, ruhunun derinliklerinde bu duyguyu taşıyordu ama ona bir ad koymayı beceremiyordu. Zamanla, kadınla erkek arasında filizlenen duyguya bir ad bulundu: Aşk.

Yüzyıllar boyunca, romanlarda, şiirlerde, öykülerde anlatıla anlatıla bitirilemedi. Uğruna canlar, ülkeler feda edildi. İnsanoğlunun hayatını baştan sona değiştirebilen güçlü duyguya sadece 'aşk' deyip geçemeyiz. Aşkın da türleri var.

Örneğin tutkulu aşk, fedakarlıkla gelişen aşk ve gelip geçici aşk. Yanılıp da bilim adamlarına aşkın niteliği ve niceliği hakkında sorular sormayın. Binlerce yıl, insanoğlunun dünyasını renklendiren, hayatının akışını değiştiren o duyguyu, size basit bir formül ile anlatmaya çalışırlar.

Duyguların, kimya fizik formülleriyle açıklanmasına elbette gönlümüz razı olmaz. Bilim adamlarına göre, aşk, insan vücudunda oluşan kimyasal etkileşimlerin sonucu ortaya çıkıyor. Onlar, size bu açıklamayı bir formül ile de özetleyebilirler. Fakat duyguları formüllerle sınırlı tutmayalım. Verilen bilgiye göre, her şey bir hormonun marifeti.

Hormon, beynin normal çalışma düzenini altüst ediyor. Bilim adamları birçoğumuzun kutsal saydığı bu duyguyu bir iki cümle ile açıklarken, sosyologlar, aşkın en tehlikeli türü sayılan tutkulu aşka karşı hepimizi uyarıyorlar. Onlara göre tutkulu aşk, aşık olana da olunana da felaket getirebilir.

Tutkunun bedeli
Nedir bu tutkulu aşk? Küçük bir örnek verelim: Genç kız, iş yerinde tam karşısındaki masaya yerleşen yakışıklı mesai arkadaşından hoşlanmaya başlamıştır.

Sabahları onunla asansörde karşılaşınca, genç adam, 'günaydın' deyince, genç kızın dizlerinin bağı çözülür. Yeni iş arkadaşının ona biraz ilgi göstermesi için bin bir çareye başvurur. Günler geçtikçe, genç kızın duyguları iyice yoğunlaşır.

Öyle ki, artık onu daha çok görebilmek uğruna geç saatlere kadar büroda kalır. Kimlerle dost olduğunu öğrenip, o kişileri genç adamın yanından uzaklaştırmak ister. Artık geceleri gözüne uyku girmez.

Günün 24 saatini bu genç adamı kendine bağlamanın yollarını arayarak geçirir. Bu arada genç adamın telefonun numarasını da öğrenmiştir. Gece yarısı onu telefonla arayıp 'alo' diyen sesini duyar duymaz, telefonu kapar. Genç adam, iş arkadaşının ona tutkulu bir aşkla bağlandığını fark ettiği zaman ise iş işten geçmiştir.
1777
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.