GeriAşk Sonsuz aşkın beş kuralı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sonsuz aşkın beş kuralı

"Beş kurala uymakla aşk sonsuza kadar sürer mi? Amerika'nın ünlü psikologları bu konuda iddialı. Her yaş grubunda çiftler üzerinde 16 yıl boyunca yapılan araştırmalarla çok sayıda veriler bir araya getirildi."

Doğru kişiyi bulmak, hele hele aşık olmak çok özel bir durum. Aşkın sonsuza dek sürmesini kim istemez ki? Sosyologlar, psikologlar ve daha pek çok uzman, 'sevenler ayrılmasın' diye yıllardır araştırmalar yapmışlar. Bu araştırmalar sırasında çiftleri boşanmaya iten sorunları bulup masaya yatırmaktansa, çoğu zaman mutlu olanların tercih ettiği bir yönteme başvurmuşlar: Her ilişkiyi gözden geçirirken, sorunları süzerek ayıklamışlar. Bu yöntemi zaten kullanan çiftler, diğerlerinden daha zeki, daha zengin ya da daha eğitimli değil. Sadece daha heyecanlı bir ilişki yaşamakla birlikte, birbirilerine daha çok anlayış ve saygı gösteriyorlar.

1- Aşkınızı tazeleyin

Elbette onu sevdiğiniz için birliktesiniz. Bunun bilinciyle ilişkiye olumlu gözle bakmasını biliyorsanız, ona tekrar heyecan duymaya uygunsunuz demektir. Bakışlarından, gülüşünden, esprilerinden ve hareketlerinden yine etkilenirsiniz. Kriz yaşayan ilişkilerde geçmiş ve olumsuzluklar tekrar tekrar masaya yatırılıyor. Halbuki anlayış ve saygı, krizlere karşı çok etkili bir aşı. Uzmanlara göre "Onun nesi hoşuma gidiyor?" sorusuna cevap ararsanız, olumlu düşünmeye başlarsınız. Bu yöntemle aşkınız yeniden filizlenecektir.

2- Küçük anların büyük etkilerini yaşayın

Kahvaltı sofrasında, dergilerini ve pazar gazetesini almış keyifle okurken, kadın "Yeni filmlerle ilgili yorumu okudun mu?" diye sorar. Adam sadece "Evet, ilginç" diye yanıtlar ve tekrar gazetesiyle ilgilenmeye devam eder. İlgisizlik gibi görünse de günlük romantizmin ta kendisi bu. Uzmanlara göre mum ışığında baş başa yenen bir akşam yemeğinden çok, insanları birbirine bağlayan gündelik hayatın yüzlerce ayrıntısını paylaşmaktır.
3- Duygularınızı paylaşın

Gerçek bir çift sadece yatağını, sofrasını ve cüzdanını paylaşmakla kalmaz, gücünü de eşiyle paylaşır. Özellikle her fikrini kural bilenler, işine gelmeyen bir durum olduğunda hemen savunmaya geçer, diğerini eleştirmeye, hatta onunla inatlaşmaya başlar. İstatistiklere göre bu şekilde davranan erkeklerin yüzde 81'i, eninde sonunda aşk yıkıntılarıyla baş başa kalıyor. Onun fikir ve düşüncelerini kabullenmekte zorlanıyorsanız, bunu mutlaka karşılıklı konuşarak aşmalısınız.

4- Doğru tartışmasını bilin

Uzmanlara göre mutlu çiftlerde tartışmalar kaliteli başlıyorken, bazı çiftlerde seviyesiz başladığı oluyor: "Sen buna temiz mi diyorsun? O halde senin kirli anlayışın nasıldır kim bilir?!" ya da "İhtiyaç duyduğumda hiç yanımda olmadın ki zaten." Bu durumda erkek kendini köşeye sıkışmış hisseder ve kendini savunmak için karşı saldırıya geçer. Tartışmayı uzlaşmacı bir tutum içinde yürüten çiftler, sonrasında pişman olabilecekleri şeyler söylememek için, en az 20 dakikalığına odayı terk ederler. Uzlaşmacı davranmak, karşınızdakinin her söylediğini koşulsuz kabul edeceğiniz anlamına gelmez. Karşınızdakinin bakış açısını gerçekten anlamaya çalışıp düşüncelerine saygı gösterin yeter.

5- Aşkın haritasını çıkarın

İş değiştirme, doğum ve taşınma gibi pek çok hayati değişiklik, güzel giden bazı ilişkileri bitirirken, bazılarını da güçlendiriyor. Aile olmaya başlayan çiftlerin yüzde 67'si bu krizi yaşıyor. Uzmanlara göre hayatı paylaştığınız kişinin hayallerini, umutlarını ve hedeflerini bilmeniz, bu noktada onu daha iyi anlamanıza yardımcı oluyor. Kriz dönemlerinde bu bilgilerden yararlanabilmek için uzmanlar sakin dönemlerinizde bir 'aşk haritası' çıkarmanızı öneriyor. Birbiriniz hakkında öğrenebildiğiniz kadar çok şey öğrenin. Sohbetlerinizi bu bilgiler ışığında yapacak olursanız, krizleri baştan engellemiş olursunuz.

False