Mahmure

Aşk & İlişkiler

Evlilik

İyi bir boşanma kötü bir evlilikten iyidir!

İyi bir boşanma kötü bir evlilikten iyidir!

Ebeveynler boşanma sürecinde nasıl hareket etmeli? Uzman önerileri...

Güncellenme tarihi: 28.04.2014
boşanma

İyi bir boşanma kötü bir evlilikten iyidir... Nedir bir insanı nikah defterine attığı imzayı boşanma dilekçesine atmaya götüren neden? Tek bir bakış, tek bir söz, tek bir hareket?.. "Genelde tek bir sebebi olmaz" diyor psikiyatri uzmanı Dr. Hülya Bingöl, "Evlilik ilişkisi yavaş yavaş bozulur, kalitesini kaybeder. Küçük, aslında önemsiz davranışlar çok önemli hale gelir. Sevgi, yakınlık, güven ve saygı gibi olumlu duygular etkinliğini kaybeder. Evlilik ilişkisinde daha önce yer alan memnuniyet ortadan kalkar. Artık eşler evliliklerini kötü bir bakış açısından görürler."

İlişkiyi boşanmaya götüren nedenlerin başında eşlerin birbirlerinden beklentilerinin geldiğini anlatan Dr. Bingöl, "Eşlerin sevgili, en iyi arkadaş,korumacı gibi kimlikleri üstlenmesi beklenir. Aynı zamanda farklı meslekler, kazançların farklılığı, birbirine daha zaman ayırma gibi sorunlar ortaya çıkar. Çoğu zaman değerler ve amaçlar farklılaşır. Bunun sonucunda aynı ev içinde farklı yaşam stilleri ortaya çıkar" diyor. Tabii daha görünür boşanma nedenleri olarak da eşlerden birinin diğerini aldatması, duygusal ve fiziksel şiddet, hastalık durumları, alkol ve madde bağımlılığını sıralıyor.

Uygun zaman
Boşanmanın doğru bir tercih olup olmadığı konusunda eşlerden birinin ya da her ikisinin de tereddüt yaşadıklarına sıkça şahit olmuşsunuzdur. Hele bir de ortada kalan bir çocuk varsa... İlişkide her şey kötü gitse de çocuk için sıklıkla evlilikler sürdürülür. "Ancak unutmamak gerekir ki aile içinde yaşananlar çocuğa örnek oluşturur. Onun gelişimi için iyi bir boşanmanın kötü bir evlilikten daha uygun olacağına karar verdiğinizde bu tercihi yapmalısınız" diyor Pedagog Güzide Soyak. O kararı vermek ve boşanmak için en uygun zaman sorusu çok haklı bir soru. Ama yanıt, soru kadar net değil ne yazık ki. "Boşanma sürecinde uygun zaman seçmek adına herkese uygun bir reçele yoktur" diyen Hülya Bingöl, "Bu durum kişilerin sosyal yapılarına, mesleklerine, kişilik yapılarına, aile yapılarına, yetiştirilme tarzlarına göre değişir. Bazen karar verme süreci çok uzun zaman alabilir. Ama genelde bu düşünceler her iki bireyde aynı zamanda başlar ve bu durumun sinyalleri farklı davranışlarla verilmiş olur."

Peki ya çocuk...
Bazen evlilik kötü gitse de çocuğun biraz büyümesi beklenir. Bu 'biraz'ın ne kadar süre olduğunu kestirmek epey güçtür. Üstelik çocuk belli bir yetişkinlik düzeyine erişene kadar onu kötü giden bir evliliğin içine hapsetmek uzmanlara göre yanlış. "Boşanmaya karar vermek için çocuğun belli bir yaşa gelmesini beklemek gerekmez. Eğer evlilik hayatında şiddetli geçimsizlik varsa bu ortam çocuklara daha fazla zarar verebilir. Birçok aile çocuklar adına bir arada yaşamaya devam etmek ister. Ama bu süreç çocukları daha fazla etkiler" diyor Dr. Bingöl. Ancak açıklama yapılacak çocuğun yaşı ne kadar küçükse o kadar somut bilgiye ihtiyacı olduğunu söyleyen Dr.Soyak, bir ergen için hayat için ciddi değişiklikler yaşıyor olması fikrini, daha küçük yaşlarda çocuğun terk edilmek olarak algılayabileceğini söylüyor.

Boşanmayı anlatma dili
"Boşanma sadece çocuk için değil, ebeveynler için de ciddi stres yaratır. Aile olmanın parçası olan evin bundan böyle ayrılacağı kararını çocuğa açıklamadan evi ayırma yoluna gidilmemeli. Ayrı yaşamayı deneyecek bile olsalar, çiftler mutlaka bunun bilgisini çocuğa vermeliler" diyor Dr. Soyak. Boşanma sürecinde çocuklara en fazla zarar veren ve yaralayan durumun çocuklara olayların anlatılmaması olduğunu vurguluyor, Dr. Bingöl. Boşanma veya ayrılık kararı çocuğa açıkça söylenmez ve bir anda anne veya baba evi terk ederee, çocukların boşanma olayından en fazla kendilerini sorumlu tuttuklarına, "Ben yaramazlık yaptığım için annem/ babam gitti" şeklinde serzenişlerde bulunduklarına dikkat çekiyor.
Uzmanlar doğru olanın, boşanma karan verildikten sonra anne ve babanın birlikle bu karan çocuklarına aktarmaları; sakin ve kontrollü bir şekilde, ortak bir dil kullanarak anlatmaları; başaramadıkları takdirde ise bir uzmandan yardım almaları konusunda hemfikir.

Dr. Soyak, "Anne ve babanın ortak dil ve tutum içerisinde olması, çocuğun onlara duyduğu güvenin devamına yardımcı olacaktır. Boşanma ile birlikle anne ve baba olma görevlerinin değişmediği, bu kararın verilmesinin onlarla ilgisi olmadığını açıklamalıdırlar" diyor.


Çocuğa boşanma karanın açıklarken, boşanma sürecinin her ayrıntısıyla anlatılması mı, yoksa bir kısmının söylenmesi mi daha doğru olur? Bu soruya Dr, Soyak'ın önerileriyle yanıt arayabiliriz: "Ayrılık kararını çocuğun yaş durumuna en uygun cümlelerle açıklamak, anne ve baba olarak sorumluluklarınızın değişmediğini, her zaman onu seveceğinizi hissettirmek, görüşme düzeninizin nasıl olacağına hep birlikte karar vermek, çocukların bu süreçteki taleplerini hassas karşılamak gerekir. Çocuklar bazen evden aynlan ebeveyn için kaygı duyarlar. Nerede yaşadığı, ne hissettiği ile ilgili soruları dikkatle dinleyip, tatmin edici cevaplar vermeye çalışmak gerekir. Ayrıca anne ve babalar kendi aralanndaki sorunları çocuklarının önünde konuşmamaya özen göstemıelidirler." Bu bilgilerden yola çıkarsak, çocuğa karşı kullanılabilecek en doğru cümlelerin, "Biz boşanıyoruz ve evlerimizi ayınyonız ama senin annen ve baban olmaya, seni sevmeye devam edeceğiz" benzeri olması gerektiğini söyleyebiliriz. Ve gerçekten de boşanmadan sonra annenin anneliğe, babanın da babalığa devam etmesi, birinin evi terk etmesinden dolayı çocuk tararından özlenilen kişi olmaması önemli. Zira Dr. Soyak, "Çocuklar boşanma sırasında terk eden ya da kendisini ihmal eden ebeveyni yüzünden mutsuz, içe kapanık ve reddetme duygusuyla yaşayabiliyorlar. Çocukların ebeveynleriyle ilişkilerini kesmeleri önerilmez.

Anne ve babalar birbirinin yerini tutamaz. Babası tarafından terk edilen bir erkek çocuk, kendisini şekillendirmeye yardımcı olacak modelini de kaybediyor. Bir erkek veya gelecekte baba olmakla ilgili bilgileri yeterince edinemiyor. Sonucunda da davranışlarını kontrol etmek, sorumluluklarını yerine getirmek konusunda isteksiz davranabiliyor. Karşı cinsle ilişki kurmak, sürdürmek ve sorunları çözmekte zorlanabiliyor. Zorlandığı durumlarda mücadele etmekten kaçınabiliyor. Kız çocuklarının ise diğer cinsle ilişki kurmakta zorluk yaşadıkları gözlemleniyor" diyor.


Verilen söz tutulmalı
Boşanma sürerinde çocukların ebeveynler arasında aracı olarak kullanılmaması önemli. Çocuklara verilen sözlerin tutulması da... "Eğer baba çocuğuna cumartesi 12.00 için görüşme sözü verdiyse, çocuk o saatte babasını görmelidir" diyen Dr. Bingöl'den son ve çok önemi! bir not "Anne ve babalar ayrılsalar da anne baba kalacaklardır. Bu nedenle birbirleriyle düzgün ilişki içinde olmaları, konuşmaları çok önemlidir."

15681
dahafazlası
YORUMLAR

bitti zaten hiç olamayan şeyin bitmesi diye bişey olamaz BİR ANIN HATASI BİR ÖMRE BEDELDİR. erkekler lütfen ayrılığı gurur yapmayın zaten bitmiş olan şey için niye ısrar ediyorlar anlamıyorum.2 yılı geçti ayrıyız ama ayrılmak istemiyor neden herkes ne dicekmiş,neden gidecek yeri yokmuş peki ben neden bu sıkıntıyı çekeyim adam gibi çekip gitsen tehdit etmesen para istemesen hem bana hem çocuğuma bunu yapmaya hakkın yok olamzda.benim gibi pek çok bayan var ben zaten kendim başıma yaşıyorum her şeye oğlumla katlanıyorum yaşıyorsam onun için o bensiz yapamazki çok küçük.

sitem464 26.05.2009 12:25:32

Yürümeyen evlilik fiiliyatta zaten bitmiş demektir. EVLENMEK FARZ İSE BOŞANMAK SÜNNETTİR deyip dostça ayrılmak en güzeli.

nstuzl 25.05.2009 01:12:01

Ayrılıklarda, acıyı en çok çocuklar ve hanımlar çekiyor. Biz erkekler ayrılsak bile sorumluluğumuzu asla unutmamamız gerekiyor.

nstuzl 24.05.2009 23:32:43

Evlilik anlamını yitirdiği an, zaten fiiliyatta bitmiş demektir. Eşler birbirine acı vermeye başlamışsa, EVLENMEK FARZ İSE BOŞANMAK SÜNNETTİR deyip medeni bir şekilde ayrılmaktır.

nstuzl 24.05.2009 23:29:57

zaten mayısın 1 de 1 sene oldu evden ayrılalı bitirdim herşeyi zaten giden gittiği an bitirdi

ayten çakmak 11.05.2009 13:01:01

SADECE O EVDE BENİ DÜŞÜNDÜREN ÇOCUKLArım benim için hiç kimse önemli değil o evde

ayten çakmak 11.05.2009 13:00:15

ALLAHA ŞÜKÜR HİÇ PİŞMAN OLMADIM ÖYLE BİR İNSANDAN HAYIR GELMEZDİ ZATEN

AYTEN ÇAKMAK 11.05.2009 12:59:22

İNSANIN SEVGİ VE SAYGISI BİTMİŞSE VE ALDATMAYA BAŞLAMIŞSA SENİ SAYMIYO VE İŞİNE GELİRSE İŞİNE GELMESSE YOL KARŞINDA DİYOSA ZATEN ÖYLE BİR İNSANLA DEVAM ETTİRMEK APTALLIK OLURDU

AYTEN ÇAKMAK 11.05.2009 12:58:46

3 yıl çıktık tutkuyla evlendik,4 yıllık evli kaldım aile içi uyum,sosyal çevre,kültür,örf adetler herşey etkiliyor.ve en önemlisi saygı ve sevgi bitmişse iki insanın birbirinin hayatını mahvetmeye de hakkı yok .bu hayat benim ve ıskalama lüksümde yok.anlaşmalı olarak tek celsede boşandım çıkışta gittik son kez beraber yemek yedik ve yolları ayırdık 5 yıl oldu o kendi yoluna ben kendi yoluma verdiğim karardada hiç pişmanlık duymadım ama benim en büyük avantajım çocuk yapmamış olmamdı.olayı dramatize etmek çok saçma kimse vazgeçilmez değildir önemli olan hayata tutunabilmek.ve pozitif olmak.

tamara_28 28.04.2009 11:44:41

delice sevdiğim insanla evlendim tam 10 sürdü ama bide baktım paylaşacamız hiç bişe kalmamış ve ikimizde mutsuzuz iki cocuğumuz oldu ama yinede ayrıldık 2 yıl oldu çok zor günler geçirdim fakat insan akışıyor tvsiye etmem ama yolun sonu gelmişse yapacak bişe yok onu hala seviyorum fakat birlikte yaşamak istemiyorum artık

hakan 03.04.2009 18:31:54
DAHA FAZLA YORUM GÖSTER
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.