Mahmure

Aşk & İlişkiler

Cinsellik

Seks olmadan mutlu yaşam...

Seks olmadan mutlu yaşam...

Hiçbir cinse ilgi duymayanların yani "aseksüller"in sayısı artıyor. Amerika'da aseksüeller için kurulan internet sitesinde iki bin kişi bu tercihini itiraf ediyor.

Türkiye'de de bazı gençlerin aseksüelliğe eğilimi olduğunu belirten uzmanlardan kimi "Bu doğaya aykırı" derken, kimi de "Kişi, cinsel ilişki kurmadan da mutluysa, aseksüellik bir bozukluk sayılamaz" diyor.

Aseksüel devrim

Onlar ne karşı cinse ne de hemcinslerine ilgi duyuyor. Aktüel Dergisi'nin son sayısında yeralan habere göre aseksüellerin sayısı giderek artıyor.

Okuldan bir kız arkadaşımla beraber sık vakit geçiriyorduk. Bir gün benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ne yapacağımı şaşırdım çünkü onu cinsel anlamda arzulamıyordum. Ama bir tek onu değil, o zamana kadar hiçbir kadını arzulamamıştım." Bu sözler 25 yaşındaki M.K'ya ait. Kendisi bir "aseksüel", yani hiçbir cinse karşı ilgi duymuyor. Ne kadınlar ne de erkekler onu şimdiye kadar cinsel olarak cezbetmemiş. Beş sene önce yaşadığı, yukarıda anlattığı bu olay sonrasında aseksüelliğiyle yüzleşmiş. Aseksüel yaşamdan memnun olduğunu belirten M.K. şimdiye kadar cinselliğin eksikliğini hissetmemiş. Amerika'da başlayan "Aseksüel hareket" in lideri David Jay. Jay, "www.asexuality.org" sitesini oluşturarak ilk adımı 2001 yılında attı. Sitenin adı "Asexual Visibility and Education Network" (AVEN), yani "Aseksüellik Tanı ve Eğitim Ağı". AVEN, aseksüellerin buluştuğu ilk sanal ortam. Daha sonra Jay, siteye bir de forum sayfası ekleyerek üyelerinin birbirleriyle iletişime geçmelerini sağladı. İki yıl içinde yaklaşık iki bin kişi aseksüel deneyimlerini paylaşmak için siteye giriş yaptı. Aslında aseksüellerin bu çabalarının amacı insanların onları "kusurlu" gibi görmelerini önlemek. Kendilerini ifade etmeye ve aseksüelliğin, heteroseksüellik, homoseksüellik gibi cinsel bir kimlik olduğunu anlatmaya çalışıyorlar.

Cinsel istekleri yok

İnternet sitesindeki forumlarda yazılanları okuduğumuzda, aseksüellerin kendi içindeki farklılıklarını da görüyoruz. Kimi aseksüel, seks yapmadan duygusal bir ilişki yaşıyor. Mesela aseksüellerin lideri David Jay, bir kızla duygusal birliktelik yaşayabileceğini söylüyor. Bazıları ise hiç kimseyle ilişkiye girmiyor ki bu tür aseksüellere "yalnızlar" deniyor. Peki, nasıl oluyor da çoğu insanın neredeyse hayatının merkezinde yer alan seksten uzak kalmak, bazılarımızın tercihi olabiliyor? Soruya net bir yanıt verilemiyor. Çünkü aseksüelliğin kökenine dair bilim adamlarının elinde henüz bir ipucu yok. Ancak cinsel hormonların seviyesindeki düşüklüğün ya da geçmişte yaşanmış kötü anıların etkisi olabileceği tahmin ediliyor. Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, aseksüelliğin bir cinsel sorun olup olmamasıyla ilgili olarak şöyle diyor: "Cinsellikte neyin doğru, neyin yanlış olduğu tartışılır bir konu. Çünkü cinsellik özneldir. Önemli olan nokta, kişi aseksüelliği yaşarken mutlu mu, değil mi? Aseksüelliğe bir bozukluk demek için kişiye zarar vermesi gerekir." 36 yaşındaki S.G. ise iki senedir aseksüel yaşamı tercih etmiş. Duygusal anlamda da olsa bir erkek arkadaş istemiyor. S.G. "Kedim, köpeğim ve arkadaşlarımla gayet mutlu bir hayatım var" diyor ve ekliyor: "Bu güne kadar yaşadığımı yaşadım. Hayatımı sürdürmek için bir erkeğe ihtiyacım yok." İstanbul'daki bir üniversitede okuyan 23 yaşındaki G.D. ise bir erkek. O da kimseyle cinsel ilişkiye girmiyor. Sadece duygusal paylaşım yaşayabileceği ilişkileri tercih ediyor. Çünkü G.D.'ye göre bu hem duygusal bir ihtiyaç hem de aseksüel yaşarken asosyal olma tehlikesinden uzaklaşmak için bir yol. G.D. artık aseksüelliğiyle yaşamaya alışmış. Eğer bir kadından duygusal anlamda hoşlanırsa onunla birkaç kere göstermelik çıkıyor. "Peki iş cinsellik noktasına gelirse?" diye sorduğumuzda, gülümsüyor: "Çaresiz kalmazsam asla."

Yüz kişiden biri

Şimdiye kadar cinsellikle ilgili yapılan araştırma sonuçlarında aseksüellik hakkında kapsamlı bir bilgi yok. Ancak geçtiğimiz Eylül ayında, Brock Üniversitesi'nde Psikolog ve Seksolog olan Anthony Bogaert yaptığı bir çalışmanın verilerini açıkladı. 1994 yılında İngiltere'de 18 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmada katılımcıların yüzde biri "Hiç kimseye cinsel çekim hissetmedim" seçeneğini işaretlemiş. Bu veriyi genelleştiren Bogaert, toplumdaki aseksüellik oranının yüzde bir olabileceğini belirtiyor. Bu yüzde birlik kesimse, kısa bir süre öncesine kadar kendini ifade etmekten çekiniyordu. Ama artık durum değişmeye başladı. Amerika'da örgütlü davranmaya başlayan aseksüel hareketi yavaş yavaş tüm dünyaya yayılıyor. İnternet sitesine bir çok ülkeden aseksüel üye oluyor, kendini anlatıyor.
1370
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.