Çocuğun hayatında yeni bir dünya: Ergenlik

Güncelleme Tarihi:

Çocuğun hayatında yeni bir dünya: Ergenlik
Oluşturulma Tarihi: Eylül 26, 2019 13:08

"Çocukluk döneminden yetişkin döneme geçiş, hiç bilinmeyen bir dünyaya adım atmaktır.” diyen Uzman Psikolojik Danışman Buket Bayındır, ergenlik dönemimde çocuğu olan ailelere tavsiyelerde bulunuyor.

Haberin Devamı

KIZ ÇOCUKLARINDA ORTALAMA 9-10, ERKEKLERDEYSE ORTALAMA 11-12 YAŞLARINDA BAŞLIYOR

Ergenlik dönemi bireyin kişilik gelişiminin temellerinin atıldığı, hayata bakış açısının belirlenmeye başladığı ve hem bedensel hem de ruhsal gelişiminin hızla ilerlediği bir dönemi oluşturur. Gelişim süreci göz önüne alındığında çocukluk döneminin bitişi ile başlayıp fizyolojik olarak erişkinliğe ulaşana kadar geçen dönem ‘ergenlik’ olarak adlandırdığımız bir dönemdir. Buluğ çağı, adolesans ya da puberte olarak da adlandırılabilen ergenlik çağının ilk belirtileri kız çocuklarında ortalama 9-10, erkeklerdeyse ortalama 11-12 yaşlarında başlar. Çocuk bu döneme girişi ile daha önceki ihtiyaçlarından farklı ihtiyaçlara gereksinim duyduğunu fark eder ve bir aile grubunun parçası olmaktan bir arkadaş grubunun parçası olmaya geçiş yapar. Bir erişkin olarak tek başına ayakta durma çabası ile birey olma yolundaki ilk sancılı adımlarını atar.

ERGENLİK DÖNEMİNDE EBEVEYNLERE BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR

Ergenlik çağına erişmiş bir çocuk, kendisini dengesiz ve düzensiz bir evrenin içinde bulur ve bu evre, iyi yönetilmesi gereken bir sürecin başlangıcını oluşturur. Ergenlik, her bireyin yaşamının önemli kısmını kapsayan bir süreçtir fakat sahip olduğumuz bireysel farklılıklarımız doğrultusunda herkeste farklı zaman ve boyutlarda yaşanabilir. Kimisi daha erken girerken kimisi için daha buhranlı geçen bir dönem olabilir. Bu dönemin fizyolojik, biyolojik, sosyolojik ve psikolojik değişiklikleri de beraberinde getiriyor olması ebeveynlere büyük sorumluluklar yükler.

ERGENLİK, FİZİKSEL, PSİKOLOJİK VE BİLİŞŞSEL GELİŞME ÇAĞIDIR

Ergenlik öncesi dönemde çocukta ilk gözlenen gelişme, büyümenin hızlanmasıdır. Kemiklerde uzama ve kalınlaşma olur. Erkek çocuklarında omuzlar ve göğüs kafesi genişler. Testisler gelişir ve hacmi artar. Testisler, sperm üretimi sağlamaya başlamasının yanı sıra erkeklik hormonu olan testesteron hormonunu da salgılamaya başlar. Hormonun etkisi ile cinsel organ gelişir, ses kalınlaşması, kasıklarda, koltuk altı, yüz, kol ve bacaklarda kıllanma oluşur.

Kız çocuklarında ise seksüel olgunlaşma erkeklere göre daha erken başlar. Yumurtalıklardan, östrojen denen dişilik hormonu salınmasıyla birlikte büyüme hızlanır, göğüsler büyür. Menstrüasyon denen aylık adet kanamaları ortalama 12-13 yaşlarında başlar. Adet döngüsü ilk bir iki yılda düzensiz olabilir. Cinsel sağlık eğitimleri ve ebeveynler tarafından yapılan doğru yönlendirmeler bu dönemde daha da önem kazanır. Fiziksel değişikliklerin yanı sıra ergenlik çağı psikolojik, bilişsel ve sosyal bir gelişme çağıdır.

CİNSEL KİMLİK BU DÖNEMDE GELİŞİR

Ergenlik döneminde cinsel kimlik, kişilik gelişimi, duygusal gelişimler oluşur ve gelişir. Bu dönemde bireyin ruh halinde çok sık değişiklikler gözlemlenebilir. Ergen birey, kontrolsüz öfke, saldırganlık, düşük benlik algısı, cinsel problemler, kimlik bunalımı, aile, okul ve arkadaşlarla yaşanan problemler gibi birçok problemle karşı karşıya kalabilir. Yaşadığı sorunlarla baş edemiyor olması, bireyde davranış bozukluklarına ya da tekrarlayan ve istenmeyen davranışların (devamlı el yıkama, banyo yapma, biriktirme vb.) ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir.

BU DÖNEMDE DEPRESYONA DİKKAT!

Bireyin olgunlaşma sürecinde en sık karşılaştığı psikolojik problemlerden bir tanesi de depresyondur. Aileye yeni bir bireyin katılması, ergen birey ile anne-baba arasında yaşanan şiddetli çatışmalar, aile içi şiddet görme, cinsel istismar, anne-babanın boşanması, çevre değiştirme, tedavisi zor veya ölümcül hastalıklar, anne-babanın veya yakınlardan birinin ölümü, anne/babadan uzun süre ayrı kalmak, başka çocuklarla kıyaslama yapılıyor olması, öz benliğini yıkıcı davranış ve konuşmalar ergen bireyi depresyona sürükleyen nedenlerdir.

İÇE KAPANMA, MUTSUZLUK, HUZURSUZLUK, DİKKAT VE YEME BOZUKLUKLARI GÖRÜLEBİLİR

Ergenlerde görülen yaygın bozukluklar arasında içe kapanma, mutsuzluk, huzursuzluk, dikkat ve yeme bozuklukları, kaygı bozuklukları gibi durumlar da vardır. Genç olmak zordur ama belki de genç olmaktan daha zoru bir genç yetiştirmektir. Bu dönemde ebeveyn ile çocuk arasında kurulacak olan ilişki tüm diğer ilişkilerin zeminini oluşturur. Ebeveynlerin ilk olarak dikkat etmesi gereken nokta, ergen bireye karşı kullanmış oldukları dil kalıbıdır. Onu küçük bir çocuk olarak değil, bir birey olarak görmeli ve ebeveynler hem dil kalıplarını hem de davranışlarını şekillendirmelidirler. Onların uğraşlarına daha fazla ilgi göstermek ve arkadaşlarını tanıyan ebeveynler olmak süreç açısından daha sağlıklı oluşumları beraberinde getirecektir.

NEREDE VE KİMLERLE OLDUĞUNU BİLİN

Dikkatli olunması gereken, gencin nerede olduğunu ve ne yaptığını biliyor olmaktır. Disiplin yöntemlerinin işe yarayabilmesi için pozitif ve düzenli bir iletişim-birliktelik gereklidir. Sıcaklığa ve saygıya dayalı bir ilişki, disiplinin dezavantajlı taraflarına dayanabilme gücü verecektir. Ebeveynlerin, ergen birey ile zaman geçirmesi önemlidir. Beraber yapılacak olan aktiviteler hem eğlenceli zaman geçirmek hem de gencin zamanla değişen özelliklerini daha yakından fark etmek için iyi fırsatlardır. Ergen bireye, ebeveyn olarak yardımcı olabilmeniz için öncelikli olarak yaşayabileceği rahatsızlıkları ve değişen özelliklerini bilmek ona yardımcı olmanızı kolaylaştıracaktır.

Anne babalar çoğu zaman kendileri gibi düşünen çocukları olursa daha az hata yapan ya da doğruları tercih eden çocuklara sahip olacaklarını düşünürler. Suçluluk hissini, sevgisiz bırakmayı, küsmeyi disiplinin bir parçası olarak kullanarak kendilerini bir kısır döngünün içerisinde bulurlar. Oysaki çocuklarına sevgi, saygı, zaman, sınır ve cesaretlendirme sunan ebeveynler, genç birey ile birlikte çıktıkları bu yoldan zevk alacaklarını ve daha başarılı olacaklarını göreceklerdir. Ergenlik döneminde yaşanan psikolojik problemlerden biri ile karşılaşıldığında ve baş edilemediği fark edildiğinde mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır. Destek alma sürecine aile de dahil edilmelidir. Ergenin yaşadığı sorun görmezden gelinip, destek olunmaması durumunda yetişkinlik döneminde daha içinden çıkılamaz bir tablo ile karşılaşılmaktadır.

BAKMADAN GEÇME!